Tarımda toplu sözleşme tartışmaları neden bitirilemedi?

Süreli toplu sözleşmede tartışmalar bitmedi!

Kamu personelinin mali haklarındaki artışı düzenleyen 6. dönem toplu sözleşme metni Resmi Gazetede yayımlanalı yaklaşık sekiz ay oldu. Kararın yürürlük süresi 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında geçerli olacak. Bu sürenin çeyreği gitti. Ancak uygulamada özellikle tarım çalışanları arasında, ilave ödemede tereddütlerin giderilememesi, kontrol ve denetim ve bu paralelde çalışanların durumlarının netleştirilememesi nedeniyle yüzlerce belki binlerce tarım çalışanı bu gelirden hala faydalanamamaktadır. Bu durum; “toplu sözleşme tarımda toplu memnuniyet getirmedi” diye ifade edilmektedir.

Toplu Sözleşme metnini yayınlamakla iş bitmiş sayılır mı?

Tereddütlerin giderilmesi için strateji başkanlıkları görevlendirilmiştir. Ancak bu süreçte tekrar tekrar yayınladıkları görüşleri ile toplu sözleşmenin kapsam alanında olan kanunlar dahilinde çalışan personele uygun bir yaklaşımı, nedense bir türlü denk getirememektedirler.

İlave ödemedeki içerik eksikliği belirsizliğe mi yol açıyor?

Toplu sözleşmede kullanılan kavramların eksik tanımlanması ve bu alanda yapılan işlerin tüm boyutu ile, her aşamasının bir zincirin halkası gibi (tohumdan sofraya misali) ele alınmaması bu gelirden faydalanmayı, algıda ve dolaysıyla alanda daralttığı gibi aynı kanun kapsamında çalışanların bir kısmının faydalanmasına kapı açarken, bir kısmının da faydalanmasını belirsizliğe itmektedir.

Toplu Sözleşmedeki ilave ödemede tüm süreç doğru bir şekilde ele alınıyor mu?

Örneğin 5553 sayılı tohumculuk kanunu kapsamında çalışan personeller arasında; “tarla kontrolü” yapan bir teknik eleman tereddütsüz bir şekilde bu gelirden faydalandırılırken, aynı konunun laboratuvar analizini yapan çalışan, tereddüt edilerek bu gelirden “belki” faydalandırılmakta, aynı konunun ekonomik analizini yapan personelin faydalanamayacağı düşünülmekte, yine aynı konunun (tohumun) araştırma ve ıslahında rol alan personelin ise, bir gözünü kapatarak bakıldığında faydalanacağı düşünülmekte, iki gözü açık bakıldığında ise faydalanamayacağı kanaati oluşmaktadır! Kaldı ki bu kanunlar kapsamında yapılan işin her aşamasında, toplu sözleşmede geçen, kontrol, denetim, gözetim, izleme, kayıt vb. gibi kavramların uygulaması mecburi olarak vardır. Buradaki sorun, bir zincirin halkaları gibi yürüyen iş sürecinin sadece bir halkasındaki, genel olarak da son halkasındaki iş ve işlemler hedef alınacak şekilde yorumlanması ve öyle bir algıyla hareket edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Oysa, özellikle tohumculuk alanında, işin başlangıcından tarla kontrolüne kadar olan tüm aşamalarda 5553 sayılı tohumculuk kanunu ve 5596 sayılı kanunun laboratuvar kısmı kapsamında yapılan işler birbirinin tamamlayıcısı ve birbirinin devamı niteliğinde olup her aşamasında kontrol ve denetim vardır. Ve bu kontrol ve denetim işini de o aşamada çalışan personel yapmaktadır. Buradaki sorun ise bu aşamaların hepsinin isimlerinin veya tanımlarının veya açıklamalarının toplu sözleşme içeriğinde belirgin bir şekilde geçmemesidir. Bunun unutulmuş olması veya eksik bırakılması veya hazırlayıcıların bu alanı yeterince bilmemeleri, irdeleyememeleri bu alanda çalışanların önemli bir kısmını mağdur etmektedir.

Ne yapılmalıdır?

M. Murat GÜN