Erdoğan’ın ‘Refah seviyesi üst seviyede’ sözlerine vatandaştan yanıt: Bol keseden atıyorlar

Kamera: Sinan TUNÇ
Hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve TL’nin tarihi değer kaybı sonucu temel gıda ürünlerine dahi erişmekte zorlanan vatandaşlar, bir sonraki gün ne yiyeceklerini kara kara düşünür hale geldi. Özellikle emekliler, daha önce de zam gördüklerini ancak böylesi bir dönemi hiç yaşamadıklarını anlatıyor.

Ancak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Hayat pahalılığı başta olmak üzere bugünkü sorunların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Her alanda insanımızın refah düzeyini, Cumhuriyet tarihini en üst seviyesine biz çıkardık” dedi.

SÖZCÜ muhabiri, İstanbul’da Çeliktepe Çarşamba Pazarı’nda vatandaşa mikrofon uzattı, Erdoğan’ın ve diğer iktidar sözcülerinin açıklamasını hatırlatarak, “Refah seviyesi Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesinde mi bu dönemde sizce?” diye sordu. Verilen yanıtlar şöyle oldu:

“ZAMLAR EN ÜST SEVİYEDE”

Şaziye hanım: “Hayır. Zamlar en üst seviyede… Her şey pahalı. İnşallah düzelir. (Sık sık fiyatların düşeceği söyleniyor. Sizce düşmeye başladı mı veya düşer mi?) Belki 1-2 ay sonra ürün bollaşınca fiyatlar düşebilir ama enflasyon düşmez. (Zam haberlerini duyduğunuzda aklınızdan ne geçiyor?) Üzülüyorum durumu daha kötü olanlara, evi kira olanlara, çocuğu okula gidenlere… (Yüksek fiyatları etiketleri gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?) Ona da üzülüyoruz. Alamıyoruz, bakıp geçiyoruz.”

“BOL KESEDEN ATIYORLAR”

Erhan Günay: “Üst değil, en alt seviyede. Onlar bol keseden atıyorlar. Etiketleri görüyoruz, hiç ucuz bir şey yok. İnsanlar alamıyor. Elim boş boş geziyorum, hiçbir şey alamadım, şimdi bir kat daha aşağıya bakmaya gideceğim.

(En ucuz tezgahı mı arıyorsunuz?) Herhalde. Ben emekliyim, ne yapacağız? Emekliler şu anda emekliyor… ‘Uçacağız’ diyorlar; uçakta başka bir cevap veriyorlar, uçak daha yere inmeden zam geliyor. Görüyorum, insanlar akşam saatlerinde artıkları tezgah altında topluyor, yine de şükrediyorlar hallerine. Şükredecek bir halimiz yok. Şu anda uçurumun eşiğindeyiz.

(Zam haberlerini duyduğunuzda neler hissediyorsunuz?) ‘Memleket gidiyor’ diyorum. Yaşım 70, pahalılığı gördük ama böyle bir dönem görmedik. ‘Bolluk içindeyiz’ diyorlar, ben Halk Ekmek’ten geliyorum şimdi…”

“HAYAT ÇOK PAHALI”

Hatice Paçacı: “Hayır, zannetmiyorum. Şu an ortam çok pahalı olduğu için zannetmiyorum. (Satın alma gücünüzde ve yaşam kalitenizde düşüş var mı?) Tabi tabi. Geçen sene 100 liraya aldığımı şu an 200 liraya alıyorum. 150 lirayla geldim bugün, bakalım istediklerimi alabilecek miyim… (Pazar arabasını doldurabilecek misiniz?) Zannetmiyorum. Hayat çok pahalı. (Sizce bu durumun sorumlusu kim veya kimler?) Baştakiler, bizi yönetenler.”

“20 SENEDİR ÜLKEYİ YÖNETİYORLAR, HALA VAAT VERİYORLAR”

Mustafa Peker: “Dibe vurmuş paramız. Bunu bakan söylüyor, ondan sonra da ‘en üst seviyedeyiz’ diyorlar… Bunun neresine inanalım? Mümkün değil. Söyledikleriyle çelişiyorlar. 20 senedir iktidar ülkeyi yönetiyor, hala vaat ediyor. Vaatleri bitmedi. İnanmamız mümkün değil, vaatlere karnımız tok. 2018’den beri paramız sürekli değer kaybediyor. Ama ‘enflasyon yok’, ‘devalüasyon’ yapmıyoruz’… Tabi ki devalüasyon yapılıyor, enflasyon var.”

“GELECEĞİ KARA KARA DÜŞÜNÜYORUZ”

Recep Mavzar: “1990’larda bir kişinin maaşı, 4 kişilik aileye yetiyordu. Şimdi 2 kişinin maaşı bir eve yetmiyor. O duruma geldik. Zamlar da durdurulamıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Eşim de çalışıyor, ben de çalışıyorum, daha rahat ederiz diye düşündük ama şu anda pazara kara kara düşünerek geliyoruz. Geçinmekte zorlanıyoruz, daha da zorlanacağız gibi. Önümüzü de göremiyoruz. ‘Gelecekte daha kötü olacağız’ diye kara kara düşünüyoruz. Sonumuz ne olacak bilmiyorum.”

“HARCAYACAK YER VAR DA PARA YOK”

Selçuk bey: “O kadar yüksek ki harcamaya para bulamıyoruz! Harcayacak yer var da para yok… O kadar yüksek yani seviyemiz! (Neden böyle oldu sizce?) Tek adam iktidarı bunu getirdi. (Zam haberlerini duyduğunuzda aklınızdan ne geçiyor?) Bugün, yarından ucuza alacağımı düşünüyorum. Şu anda pazara geldim, yarından ucuza alacağım o yüzden mutluyum. Ama yarın pahalıya alacağım o yüzden bugün fazla almam lazım. (Peki alabiliyor musunuz fazla fazla?) Yok ya neyi alıyorsun? Domates 25 lira ya, ne kadar alabilirsin?”

“HİÇ MEMNUN DEĞİLİZ”

Aynur Karaduman: “Kesinlikle değil. Ben ortalamanın üzerinde kazanıyorum ama hiçbir faydasını görmüyorum. Hayat pahalılığından ben de çok etkilendim. O yüzden hiç memnun değiliz yani. (Neden böyle oldu sizce?) Ekonominin kötü yönetilmesinden dolayı. Ben Rusya-Ukrayna savaşını bu durumun sorumlusu olarak görmüyorum. Tüm nedeni, savaştan önce uygulanan kötü yönetim… Başka hiçbir şey değil. (Sık sık fiyatların düşeceği söyleniyor. Sizce düşmeye başladı mı veya düşer mi?) Hiperenflasyona gidiyoruz, nasıl düşecek? İmkanı yok. O yüzden paramız varken şu an alıyoruz, ilerisi Allah kerim…”

“ESKİDEN KİLOLARCA ALDIĞIMIZ ÜRÜNLERİ ŞİMDİ TANEYLE ALIYORUZ”

İsmini vermek istemeyen vatandaş: “Kesinlikle öyle değil. Ekonomik düzeyimiz çok aşağılarda. Pazara geliyoruz, istediğimizi alamıyoruz ya da gramla veya taneyle alıyoruz. Halk olarak bundan şikayetçiyiz. (Satın alma gücünüzde ve yaşam kalitenizde düşüş var mı?) Tabi ki var. Hayat standardımız çok aşağı indi. Eskiden kilolarca aldığımız ürünleri şimdi taneyle alıyoruz. Alım gücümüz çok düştü. Her gün zam geliyor. (Sizce bu durumun sorumlusu kim veya kimler?) Tabi ki iktidar.”