Bursa’da, Cumhurbaşkanı kararıyla Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve Memleket Hastanesi’nin satışa çıkarılmasına karşı büyük bir protesto düzenlendi. Bu eyleme, Bursa Tabip Odası öncülüğünde birçok kişi katıldı. Protestoya, CHP Bursa Milletvekilleri Kayıhan Pala, Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Birleşik Kamu-İş İl Başkanı Engin Yurdakul, Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona ve CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz gibi önemli isimlerin yanı sıra birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi de destek verdi.
Bursa Tabip Odası Başkanı Ferda Firdin, burada yaptığı konuşmada, sağlık hakkının devlet tarafından güvence altına alınması gereken en temel haklardan biri olduğunu vurguladı. Bursa’nın sanayi, tarım ve turizm alanlarında ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını belirten Firdin, “Ancak hastane yatak sayısı ve yoğun bakım kapasitesi açısından hâlâ yetersiz durumdayız. Mevcut sağlık altyapısının elden çıkarılması, kamu yararıyla asla açıklanamaz. Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve Memleket Hastanesi gibi halkın kolay erişebildiği, yıllardır büyük bir ihtiyaç olan sağlık hizmetlerinin satılması, bu hastanelerden yararlanan halkımız için ciddi bir dezavantajdır.” şeklinde konuştu.
Memleket Hastanesi’nin tarihi önemini de dile getiren Firdin, hastanenin 1868 yılında Ahmet Vefik Paşa tarafından inşa edildiğini hatırlatarak, “Bu bina, Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi önemli tarihsel olaylar sırasında halkın şifa kaynağı olmuştur. 1952 yılında yeniden inşa edilerek Türkiye’nin ilk memleket hastanesi unvanını kazanmıştır. Bu tarihsel yapı, yalnızca bir bina değil, aynı zamanda bir kamusal sağlık geleneğidir. Hastanenin satılması, bu geleneğin ve tarihin yok edilmesi anlamına gelecektir. Bu yanlıştan derhal dönülmelidir.” dedi.
Firdin, ayrıca Bursa’nın bu bölgesinde yaşayanların burada ikamet etmelerinin önemli nedenlerinden birinin hastaneye kolay ulaşım olduğunu belirtti. “Ekonomiyi güçlendirmenin yolu hastane arazilerini satışa çıkarmak değildir. Devletin ücretsiz olarak sağlaması gereken sağlık hizmetlerine ulaşma hakkı bu satışlarla gasp edilmektedir. Mevcut durumda aylarca randevu bekleyen halk, daha da kötü bir duruma düşerek sadece parası olanların özel hastanelerden hizmet alabileceği bir duruma gelecektir. Bugün burada sadece bir hastane değil, bu kentin sağlık hakkını, kamu vicdanını ve ortak geleceğimizi savunuyoruz. Sağlık, bu topraklarda bir ticaret konusu olmamalıdır. Hastaneler yatırım aracı değildir; insan hayatı piyasa hesaplarıyla değerlendirilemez. Bu karar yanlıştır ve kesinlikle kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
Protestoya katılan vatandaşlardan biri, “Altmış yıldır burada yaşıyorum, emekli astsubayım. Sağlık sorunlarım var ve hastanelerimizin satılmasıyla ne yapmayı hedefliyorsunuz? Bizleri öldürmek mi istiyorsunuz? Şehir Hastanesi’ne gidebilecek durumda değiliz. Taksilerin ücreti ne kadar? Benim babam emekli, ne kadar kazanıyor ki? Taksiyi ödeyip gidemem.” diyerek durumu özetledi.
Protestocular, hastanelerin satış sürecine karşı birlik ve beraberlik içinde duracaklarını vurgulayarak, “Kim nereyi alırsa alsın, biz onları geri alacağız.” mesajını verdiler.